İzleyiciler

Terörizm & Teröristler

Pentagon Saldırısı

Pentagon Oyunu 9.11

 
Sabah 8.38. Amerikan Airlines Flight 77. 80 ton ağırlığında bir Boing 757 Pentagona çarptı. Ama gerçekte bir Boing 757 asla bulunamadı.

Çarpmadan kısa süre sonra...
 
 
 


Görgü tanıkları...

"Çarpan cisim bir füze ya da Boing 757 den küçük bir uçak deniliyordu." (Comments on the Pentagon Strike, Cassiopaea)

"O uçak 8 ya da 12 kişilik olabilir, daha büyük olamaz ancak Pentagona gidiyordu ve sanki inmeye çalışırcasına alçaktan uçuyordu." (Washington Post, Petterson)

"Onu gördüm... Küçük bir uçaktı ve sadece iki motoru vardı... güneyden geliyordu ve alçaktan uçuyordu." (Don Wright)

Bir Boeing 757 yolcu uçağı, resmi açıklamalarda iddia edildiği gibi...
 
Bu delikten geçebilir mi?
 
Pencereler bile kırılmamış...
 
Peki Uçak Nerede?

Uçak kazaları enkaz bırakır...
 
Ama Pentagonda bir uçak enkazı bulunamadı...
 
Aynı zamanda yerde iz de bırakır. Ama Pentagonun önünde en ufak bir iz yok.
 
Eğer uçak binanın içine girdiyse, neden dışarıda kanatları yok?
 
"Karmaşık şeyler var. Eğer belli bir açıyla yoldan geldiğini tanımlıyorsa neden binanın dışında kanatları yok? Demek istediğim, o kadar alçak bir noktaya çarptıysa kanatları binanın dışında kalmalı. Hadi kanatları geçtim, kuyruğu nerede?" (Reporter, DoD Pentagon News Briefing)

"Aslında bakarsanız E çemberine bir uçak çarptığını kanıtlayan herhengi bir delilimiz yok." (Lee Evey, Pentagon Onarım Müdürü)

"Bazı görgü tanıkları uçağın önce Pentagonun bahçesine düştüğünü ve daha sonra kayarak binaya çarptığını söylüyor." (CBS News)

Motorlar nerede?
 
Yoksa çarpan şey bir füze miydi?
 
"Beynim bunun gerçekten bir uçak olduğunu çözümleyemiyor. Çünkü sadece küçük bir delik var. Ne kanatlar, ne kuyruk. Hiçbir şey." (Steva DeChiaro)

"Çok yüksek ve çok hızlı bir sesti. Uçak olamaz, ama belki bir füzeydi." (Lon Rains, Space News Editörü)

"Ortalık birbirine girmişti. Alevler ve dumanlar vardı ama ben ikinci bir patlama duydum. Eminim." (Kirk Milburn)

"Füze sesi duyduk. Kesinlikle füzeydi." (Tom Seibert, Pentagon Çalışanı)

"Bundan eminim çarpan şey kesinlikle füzeydi." (Michael DiPaula, Pentagon Çalışanı)

"Bir bomba patladı. Kokusundan tanıdım. Patlayıcıları biliyorum, çünkü uzmanlık alanım." (Don Perkal)

11 Eylül´ün Gerçekleri


ABD dünyayı aldatmaya devam ediyor.. Tam da aya ayak basma yalanının bu günlerde ortaya çıkması iyi bir tevafuktu..

Zaten kuşku ile bakılan 11 Eylül terör eyleminin de bir oyun olduğu artık ortaya çıktı.. Haber şöyle: “Üç amatör gencin çektiği belegesel internette izlenme rakorları kırıyor. Tüm resmi tezleri çürüten 80 dakikalık film, 11 Eylül saldırılarının büyük bir senaryo olduğunu iddia ediyor. ABD'de üç genç, 6 bin dolar maliyetle çektikleri 11 Eylül belgeseli ile kafalardaki terör algısını bütünüyle değiştirdi. İkiz Kuleler'e ve Pentagon'a çarpan uçaklarla düşündürücü komplo teorilerini sıralayan 'Loose Change' belgeseli, internetin bir numaralı arama motoru Google tarafından da ücretsiz servise kondu.” Biliyorum böyle bir iddia Apo’nun devlet memuru olduğu, PKK’nın devlet tarafından örgütlendiği gibi bir iddia.. Saddamın bu gün içeride olması, dün bir arada çalıştıkları gerçeğini ortadan kaldırmaz. Noriega da öyle değil mi idi? Siyasette vefa yoktur. Eski dostların düşman olmaları nadirattan değildir siyasette.

Devletler, bizde de olduğu gibi, bazan birilerini yola getirmek için, sağa sola üç beş bomba attırabilirler.. Darbe şartlarının oluşması için birileri teröre davetiye çıkartabilir..

Bunun adına kontrollü bunalım stratejisi diyorlar.. Yani bulanık suda balık avlama hikayesi.. Tavşana kaç, tazıya tut der gibi bir şey işte..
Devletler genelde böyle şeyler yaparlar.. Bir emekli generalin itirafları sizi şaşırtmamalı aslında..

Bush Irakı Saddam rejiminden kurtardığını söylüyor.. Getirdiği özgürlük, demokrasi ve refah ortada. Aslında Saddamı Irak halkının başına bela edenler de ABD, İngiltere ve Rusya değil mi idi? Onun cinayetlerini de aslında bu ülkelere fatura etmek gerek.

Irakın sözde batıyı tehdit ettiği söylenen cehennem topunu veren ya da Halepçede kullanılan kimyasalları veren kimdi?

Bush ve Blairin Demokrasi, özgürlük dedikleri şey, Haçlı diktatoryasına boyun eğmemizdir.. Demokrasi onlar için makyaj malzemesi.. Karşımızda melek maskeli bir şeytan duruyor.. Onların zenginlikleri bizim yoksulluğumuz kadar büyük. Onların serveti bizden çaldıklarından oluşuyor..

Batı uygarlığı dedikleri soygun düzeni, dört büyük ırktan Kızılderilileri katletti. Siyah ırkı köleleştirdi. Afrikadan köle ihracında kullandıkları Liman şehrinin adını Liberya koydular. Yani Özgürlükler ülkesi ya da özgürlüklere açılan kapı. Batının Özgürlükten anladığı işte bu!

Lumumbayı ben öldürmedim. Cesedini asit kazanına atıp eriten de ben değildim. Tüm Asya halklarını köleleştiren de ben değilim.. Engizisyonları da ben kurmadım..

Onlar bizi şeytanın çocukları olarak görüyorlar.. Luther böyle söylüyor..

Çevrenize baktığınızda gördüğünüz, aç, cahil, üstü başı pasaklı , çöp tenekelerinde yemek için ekmek artığı arayan çocuklar, aslında batının refah ve mutluluğunun harcını karıştırıyorlar.

Batı uygarlığının arkasında, bu zenginliğin ve ihtişamın arkasında Kızıldeirli kanı, siyah insanın gözyaşı ve sarı ırkın çalınan alınterleri var..

Son yüzyılda insanlığa 3 dünya savaşı armağan ettiler, dördüncüsünün de finyesini patlatmaya çalışıyorlar.. 1. sinde Osmanlı imparatorluğu yıkıldı. 2. sinde bölgeyi kendi aralarında paylaştılar.. Aynı toprağın çocuklarının arasına hayali sınırlar çizdiler.. Kendileri ile işbirliği yapıp halkına ihanet eden aşiretlerin çocuklarına iktidar verdiler. Ve onlar için halkın inanç, tarih ve kültür değerlerine yabancı rejimler icad ettiler.. Şimdi BOP diye, yeniden bu sınırları değiştirmek, iktidarları ve rejimleri gözden geçirmek istiyorlar..

Batılılar son yüzyılda, havayı, suyu ve toprağı kirlettiler.. Son yüzyıl, insanlık tarihinin en dramatik dönemlerinden biri idi..

ABD terörizme karşı savaşıyormuş! En büyük Terörist kendisi aslında.. ABD nin terörist ilan ettiklerinin çoğu bizim için birer özgürlük savaşçısı.. ABD li generaller yeni savaş stratejilerini açıklarken, soğuk savaşa gönderme yaparak “Eski soğuk savaşta, ideolojimizi Komunist ideolojiye karşı mobilize etmiştik. Yeni soğuk savaş değerler savaşıdır.. Bu demokratik değerlerimizi yayma ve yerleştirme savaşıdır.” Evet bu kadar ABD ile stratejik ortaklığın bir başka açıdan anlamı bu..

Yaşadığımız olaylar yeni bir saçlı saldırısı ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor..

Sağcı Kapitalist Bush’un stratejik ortağı Solcu Blair ne diyor: “Terörizme karşı verilen savaş küresel değerler için verilen küresel bir savaştır.. Bu savaşın amacı İslamın kendi içinde ve dış ilişkilerinde modernleşmesini sağlamaktır.. Bu savaş, kendi değerler sistemimizin onların değerler sistemini yenecek kadar güçlü, ilkeli ve cazip olup olmadığını da bize gösterecektir..”

Evet evet, bu bir savaş. İslama ve Müslümanlara karşı sürdürülen “Tarihin sonu”nu getirecek bir dinler arası savaş.. Diyalog dedikleri, kendi bizim kendi değerler sistemine tabiiyetimizi ikrar sadedinde bir şey.. Bizden karşı çıkmamız şöyle dursun, eleştirmemizi, soru sormamızı bile istemiyorlar. “İşittik ve kabul ettik” dememizi istiyorlar.. Yoksa topyekun bir savaşla tehdit ediyorlar..

Tehdit algılamaları belli. İslam ve Müslümanlar. Tehdidin rengi artık “Kızıl” değil “Yeşil”! 28 Şubatçı medyanın ilan ettiği “topyekun savaş” ve bu çerçevede örgütlenen irtica yaygaraları , başörtüsü yasağı, laiklik tartışmaları sakın yeni Amerikan ve İngiliz mandacıların yerli neo-con’ların eseri olmasın! Sizce İsrail bu işin neresindedir?

Bir yalan rüzgarı içinde savruluyoruz.

Bilmiyorum, bizim solcular, Aleviler, Laikçiler, o kötü gün geldiğinde (Allah korusun) kendilerinin bağışlanacaklarını mı sanıyorlar.. Hiç sanmam.. Besledikleri kargalar önce onların gözlerini oyar..
Sırplar, Boşnak köylerini bastıklarında, solcu ve liberal ayrımı yapmadılar..

ABD bizi AB içinde ve bölgede ne için yanında görmek istediğini açıklamak için bu kadarı yeter mi?

Benden hatırlatması!

Selam ve dua ile.

 

Abdurrahman Dilipak

Loose Change 2 (türkçe dublaj)

11 Eylül´den Resimler







































 

 

11 Eylül'ün Dehşet Ses Kaydı


11 eylül saldırısıyla ilgili ABD'de yargılanan tek sanık Zekeriya Musavi davasında yeni bir ses kaydı yayınlandı. Kayıtlarda, Dünya Ticaret Merkezi’nin 83’üncü katında çalışan bir kadının, bina çökmeden çok kısa bir süre önceki yardım çağrısı var.

Ancak yardım ulaşamıyor ve 32 yaşındaki Melissa Doi yanarak can veriyor. Yayınlanan konuşma şu şekilde gerçekleşiyor:

Operatör: “Ne durumdasınız bayan?''.

Melissa Doi: “Birisini buraya gönderebilecekler mi acaba?''.

Operatör: “Tabii ki, sizin için geliyoruz.''.

Doi: “Henüz burada kimse yok, her yer yıkık, nefes alamıyoruz, çok çok sıcak…''.

Operatör: “Işıklar hala yanıyor mu?''.

Doi: “Evet, yanıyor ama çok çok sıcak. Özgürlük Heykeli’nin diğer tarafındayız şu anda, çok çok sıcak burası…''.

Operatör: “Lütfen bir saniye bekleyin…''.

Doi: “Öleceğim değil mi?''.

Operatör: “Hayır hayır hayır, dua edin.'' .

Doi: “Öleceğim...''.

Operatör: “Olumlu düşünmek zorundasınız, insanların kalkmasına yardımcı olmak durumundasınız.'' .

Doi: “Öleceğim, öleceğim...''.

Operatör: “Sakin olun, sakin olun… Başaracaksınız…''.

Doi: “Çok sıcak burası, yanıyorum…''.

haberalemi : 17/08/2006

 

Loose Change 11 Eylül´ü İnceliyor


1. ZAMANLAMA

CIA, 11 Eylül saldırılarından kısa süre önce 1962 Küba krizi günlerine denk gelen bazı belgeleri basına sızdırdı. Bu belgelerde Küba´nın işgalini meşru kılmak için gerçekleştirilen Northwoods operasyonunun arkasında yatan gerçekler yer alıyordu.

2. PENTAGON

Amerikan Havayolları´na ait Flight 77 uçağının Pentagon´a çarpma olasılığı bulunmuyor. Binadaki hasar, ancak Cruise füzesi veya daha küçük bir askeri uçak tarafından oluşturulmuş olabilir.

3. KULELER ÇÖKERTİLDİ

Kulelerin yıkılma sebebi, uçak çarpması değil. Görgü tanıkları, çarpmadan hemen önce binanın alt katlarında duman ve ışık gibi patlama belirtileri gördü. Çökme sırasında patlamalar gözlenebiliyor

4. FLIGHT 93

Beyaz Saray´a giderken kahraman yolcuların isyan etmesiyle Pensilvanya´da bir araziye düşürüldüğü söylenen uçak, aslında güvenli bir şekilde başka bir yere indirildi ve yolcular sağ salim tahliye edildi. Çünkü uçağın düştüğü söylenen yerde hiçbir enkaz veya ağır hasar bulunmuyor. Ayrıca, kayıtlarda, 11 Eylül tarihinde böyle bir uçuşa rastlanmadı..

5. TUHAFLIKLAR

Kaza esnasında uçaktan yapıldığı iddia edilen telefon görüşmeleri mümkün olamaz. Çünkü, bunu mümkün kılan sistem Amerikan Havayolları uçaklarına 11 Eylül´den çok sonra kuruldu. Ayrıca hükümetin açıkladığı listede bulunan hava korsanlarından bazılarının saldırılardan sonra hayatta oldukları ortaya çıktı.

6. KİMİN İŞİNE GELDİ?

Büyük meblağlardaki sigorta poliçelerinden faydalanabilecek kişiler, kulelerin yıkılacağından önceden haberdardı. 11 Eylül´den önce, milyarlarca dolarlık altın Dünya Ticaret Merkezi´nden çıkarıldı.

MÜTHİŞ SORULAR

1999´da Kuzey Amerika Hava Savunma Komuta Merkezi (NORAD), bir uçağın kaçırılıp İkiz Kuleler ve Pentagon´a çarpmasıyla ilgili tatbikatlara başladı.

24 Ekim 2000: Pentagon, ilk egzersizleri MASCAL adıyla yürürlüğe koydu. Boeing 757´nin Pentagon´a çarpması simülasyonu bunlardan biriydi.

Nisan 2001: Usame bin Ladin, Dubai´deki Amerikan Hastanesi´nde CIA´nın bölge şefi tarafından ziyaret edildi.

24 Temmuz 2001: Dünya Ticaret Merkezi´nin sahibi Larry A. Silverstein, olaydan 6 hafta önce kuleleri 99 yıllığına kiraladı. 3.5 milyon dolarlık sigorta poliçesi terörizmi de kapsıyordu.

6 Eylül 2001: Bomba koklayıcı köpekler kulelerden çekildi. Güvenlik görevlilerinin vardiyaları 2 hafta boyunca 12 saatin sonunda bitiyordu.

10 Eylül 2001: Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleeza Rice, San Francisco Belediye Başkanı Willie Brown´u arayarak ertesi sabah uçmamasını söyledi.

11 Eylül 2001: Washington, Andrews Hava Üssü´nden üç F-16´yı, Pentagon´dan 15 mil uzaktaki Kuzey Carolina´daki eğitim görevine gönderdi. ABD´yi korumak için 14 uçak kaldı.