İzleyiciler
The Illumaniti (türkçe altyazılı)
Dünya üzerinde sahnelenen büyük oyunun farkına varmak ve senaryoyu kimlerin hazırladıgını bilmek mi istiyorsunuz?
Küresel bir "entrika çemberi" içindeyiz de haberimiz mi yok?
Süper zenginlerin idare ettigi bir Dünya Komplosu var mı?
Dünyayı hakimiyet altına alma iddiasındaki bu gücün ülkemizi, evlerimizi, ve hatta hayatımızı tehlikeye atacak gizli gündemleri mi var?
Illuminati : 1776 yılında Almanya'nın Münih kentinde, Adam Weishaupt isimli Kabbalacı bir Hukuk Profesörü ve Baron von Knigge ile diğerlerinin yardımıyla kurulan gizli topluluk. Illuminati, "Aydınlanmış Olanlar" anlamına gelmektedir. Topluluğun kuruluş amacı cehaletle, baskıcılıkla ve kilisenin dogmalarıyla mücadele etmekti. Her ne kadar asıl amaç, aydınlanarak dinsel dogmalardan uzak, hür düşünceyi ve Newtoncu pozitif bilimin önünü açmak idiyse de, gizli siyasi amaçları olduğu öne sürülerek dünya siyaset tarihinin belki de zaman içerisinde üzerine en fazla komplo teorisi üretilmiş topluluğu halini almıştır.
DVDRIP Belgesel
2 CD
Türkçe altyazı dosyanın içinde
Şifre: azeri
Linkler:
http://rapidshare.com/files/38590141/Tlluminati.part01.rar
http://rapidshare.com/files/38595424/Tlluminati.part02.rar
http://rapidshare.com/files/38600035/Tlluminati.part03.rar
http://rapidshare.com/files/38604540/Tlluminati.part04.rar
http://rapidshare.com/files/38655658/Tlluminati.part05.rar
http://rapidshare.com/files/38659940/Tlluminati.part06.rar
http://rapidshare.com/files/38664468/Tlluminati.part07.rar
http://rapidshare.com/files/38668795/Tlluminati.part08.rar
http://rapidshare.com/files/38673364/Tlluminati.part09.rar
http://rapidshare.com/files/38678240/Tlluminati.part10.rar
http://rapidshare.com/files/38683684/Tlluminati.part11.rar
http://rapidshare.com/files/38689336/Tlluminati.part12.rar
http://rapidshare.com/files/38695915/Tlluminati.part13.rar
http://rapidshare.com/files/38700085/Tlluminati.part14.rar
Asıl Komplo Teorisi
İkiz kulelere uçakların çarpmasından sonra ayakları dibine çökmesi halen Dünya’nın en karanlık olayı olarak karşmızda duruyor..
ABD ikiz kulelerin vurulmasının hemen ardından harekete geçerek adeta her bir kuleye karşılık iki ülkeyi, Afganistan ve Irak’ı işgal etti.
Bu konuda akıl yürütenler “Komplo teorisyeni” olarak suçlanıp susturulmakta. Bu, Türkiye’de de böyle dünyanın başka yerlerinde de. Fakat Irak’a müdahalenin gerekçelerinin “yalan” olduğunun ortaya çıkması bu konudaki şüpheleri iyice artırdı.
İkiz kuleler “Kod adı kılıçbalığı” filminin mantığı ile mi feda edildi?
Türkiye’de emekli general Hurşit Tolon geçenlerde bir üniversitede 11 Eylül’ün bir terör saldırısı olup olmadığı konusundaki şüphelerini dile getiren ilk asker oldu. O’na göre ABD, Dünya egemenliği kurma noktasında mücadele veriyor. İleride küresel güce dönüşebilecek bölgesel güçlerin önlenmesi, birleştiklerinde küresel güce dönüşebilecek bölgesel güçlerin önlenmesi doğrultusunda hareket ediyor. ABD dünya egemenliği hedefi doğrultusunda nükleer teknolojiyi kontrol altında tutmak istiyor. İran bu nedenle hedef!
ABD’de ise “11 Eylül’ün resmi hikâyesi”ne yönelik eleştiriler sürüyor. Hollywood aktörü Charlie Sheen de bu konudaki bağımsız araştırma gruplarından birine katılmış. Grupta, Beyaz Saray’ın eski danışmanı CIA uzmanı Ray Mc Govern, Reagan ekonomistlerinin babası sayılan Hazine eski bakan yardımcısı Paul Craig Roberts, Fizik Profesörü Steven Jones, Almanya eski savunma bakanı Andreas Von Buelow, MI5 eski ajanı David Shayler, Blair hükümetinin eski enerji bakanı Michael Meacher, Bush’un ilk döneminde işçi bölümünde şef ekonomist olarak görev yapan Morgan Reynolds ve daha niceleri var.
Sheen’e göre asıl 19 amatörün uçak kaçırıp hedeflerini vurması bir komplo teorisidir. İkiz kulelerin kısa sürede ayakları dibine yıkılmasının tepesine çakılan bir uçakla olması imkânsız çünkü. Binalara daha önceden yerleştirilmiş bombalarla kontrollü yıkımın gerçekleştirilmesi daha akıllıca ve bilimsel. Dolayısı ile bağımsız bir soruşturma komisyonu 11 Eylül’ü aydınlatmalı.
Fizik profesörü Steven Jones ve ikiz kulelerin çelik aksamı projesini yazan, onaylayan Kevin Ryan ancak alt katta yerleştirilmiş bombalarla binanın komple yıkılabileceğini savunuyor.
Eylül 2002’de PBS’da yayımlanan ‘ABD’de yıkım endüstrisi’ belgeselinde bir binanın ayakları dibine nasıl yıkılabileceği anlatılıyordu. Bu tarz yıkım, ancak bombalarla veya bina hemen yıkılmak isteniyorsa veya aksiyon filmlerinde olabilir. Mesela Madrid’te bombalanan bina ancak 20 saat sonra yıkılabilmiş, hemen ayakları dibine çökmemiş.
Sheen’e göre Pentagon’a çarpan uçak iddiası da hikâyeden ibaret. Devlet sırrı gerekçesiyle Pentagon, çakılma görüntülerini yayımlamadı. Pentagon’a yakın Shreaton Oteli ve benzin istasyonu kameralarının yaptığı çekimlerin kamuoyunda yayılmasına izin verilmedi. İşin ilginç yanı uçağın verdiği zarar birdenbire yok oldu ve hiç bir iz kalmadı.
Sheen, Afganistan savaşının 11 Eylülden iki gün, Irak savaşının 2 yıl önce kararlaştırıldığına dikkat çekiyor. Bu tarihte 44 bin Amerikan ve 18 bin İngiliz askeri Tacikistan ve Özbekistan’da konuşlandırılmış. Ortadoğu ve Suudi Arabistan’da Amerikan üsleri takviye edilmiş.
Yeni Amerikan Yüzyılı projesini hayata geçirmek için savaş çetesinin yeni bir Pearl Harbour’a ihtiyaç duyduğunu ve ikiz kuleleri kontrollü yıktığını belirten Sheen, bu kadar strateji ve savaşın, işgalin kısa sürede hazırlanamayacağını, mükemmel biçimde planlanıp hesaplandığını kaydediyor.
Sheen’in sözleri karşısında ikiz kulelerle ilgili komplo teorisi olduğu iddia edilen görüşlerin resmi görüşten daha mantıklı ve akıllıca olduğu ortaya çıkıyor. Ancak bu kimin umurunda!
Bugün : 18.02.2007
H.A.A.R.P. Projesi
Bu harfler, ABD’nin en gizli askeri projelerinden biri olan “High Frequency Active Auroral Research Program” isminin baş harfleri... Adından görüldüğü gibi yüksek frekansla ilgili bir program bu...
Bu konuyu gündeme getirmemizin nedeni, son zamanlarda bazı kişilerin İnternet aracılığı ile HAARP projesini, Yıldız Savaşları filmleri senaryosu türünden senaryolarla Körfez depremine bağlayıp, birbirlerine iletmeye başlamaları. Hayal gücü oldukça yüksek bir milletiz. Kendimiz uydurup, sonra da kendimiz inanıyoruz. “Fısıltı gazetesi” akıl almaz bir hızla yalan yanlış herşeyi yayıyor. Bu nedenle konuyla ilgili doğruları bilmekte yarar var..
Bu proje 6 yıldan beri, Alaska’da Gakona askeri üssü yakınlarında, ABD Hava ve Deniz Kuvvetleri’nce gerçekleştiriliyor. Resmi amacı, İyonosfer’de araştırma yapmak. Bu projenin gerçekleşmesinde üç Amerikan şirketi ARCO, Raytheon ve E-Sistemleri, önemli rol oynadı ve hâlâ oynuyor..
Amerikalı askeri yetkililere göre, HAARP şunları gerçekleştirecek:
1-Atmosferdeki termonükleer araçların elektromanyetik vuruşlarını değiştirmek,
2-Denizaltılarla haberleşmeyi kolaylaştırmak,
3-Radar sistemlerini son derece geliştirmek,
4-Çok büyük bir bölgede, ABD ordusu dışında tüm haberleşmeyi durdurmak,
5-EMass ve Cray bilgisayarları ile ortaklaşa, toprağın altını çok derinlere kadar incelemek,
6-Büyük alanlarda petrol, doğalgaz ve mineralleri tespit etmek,
7-Cruise füzeleri gibi her türlü saldırı silahı ve uçağı havada imha etmek.
Gelelim, bu projeye karşıt olan Amerikalı bilimadamları da var. Bunun son derece tehlikeli olduğunu savunuyorlar. Çünkü, onlara göre, HAARP öylesine bir güç haline gelebilir ki, elinde tutan dünyanın tartışmasız hakimi olur..
Projenin karşıtlarından biri olan, ülkenin en ünlü jeofizikçilerinden Prof.Gordon J.F.MacDonald’e göre, elektromanyetik teknoloji bakın daha neler yapabilir:
1-İklimleri değiştirebilir,
2-Kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir,
3-Ozon tabakası ile oynayabilir,
4-Deprem yaratabilir,
5-Okyanus dalgalarını kontrol edebilir,
6-Dünyanın enerji alanları ile oynayarak, insan beynini kontrol altına alabilir,
7-Radyasyon yaymayan termonükleer patlama oluşturabilir...
Bunlar yapabildiklerinin sadece bir kısmı.. Dehşet değil mi?
Ancak, Amerika Hava Kuvvetleri, iklimlerin kontrolünü amaçlayan “Spacecast 2020” projesi ile ilgili olarak “Çevreyi değiştirme teknikleri ile bir başka ülkeyi yok etmek veya zarara uğratmak yasaktır” açıklamasını da yapmış durumda...
Bu proje çok küçük sinyallerle çok büyük enerjileri kontrol etme mantığı üzerine kurulduğuna göre, Zbigniev Brezinski’nin 1970’lerde sözünü ettiği “İlerki yıllarda teknolojiye bağlı daha kontrollü bir toplum olacağı ve elitlerin bu imkanı kullanacağı” cümlesi sanki gerçek oluyor...
ABD eski Başkanı George Bush, “Yeni Dünya Düzeni” cümlesini kullanırken, acaba sadece, siyasi anlamda mı bunu söyledi?
Sizce HAARP ile ilgili bir başka ilginç şeyi anlatalım... Bu konuda Web’de açılan sayfalar, buradaki konuşmalar, gelen bilgiler, tartışılan konular sık sık esrarengiz eller tarafından silinip yok ediliyor. HAARP, bu konuyu inceleyenlere göre, 1994 yılından bu yana, en çok sansüre uğrayan konu durumunda...
Bir de bu konuda yazılmış olan ve adını çok ilginç bulduğumuz bir kitaptan söz edelim:
“Angels D’ont with HAARP..”
HAARP tartışması ABD’de daha çok uzun süreceğe benziyor...”
Sabah : 24.08.99
11 Eylül, Film Yapımcısını İşinden Etti
Amerika’da 11 Eylül saldırılarının temelinde derin devlet ve istihbarat kuruluşlarının bulunduğuna dair haberlerin gerçeklik yanı giderek güçlenirken, 11 Eylül saldırılarının arkasında Amerikan istihbarat örgütlerinin olduğunu ileri süren Alman siyaset bilimci ve film yapımcısı Gerhard Wisnewski çalıştığı WDR kanalından kovuldu.
11 Eylül saldırılarında Amerikan istihbarat örgütleri CIA ve FBI’ın parmağı olduğunu ileri süren ve bu konuda 2 kitap ve bir belgesel film hazırlayan Wisnewski, bu yüzden WDR kanalındaki işine son verildiğini ayrıca hazırladığı film kasetlerinin ortadan kaybolduğunu (!) söyledi. Dünya Ticaret Merkezi'nin yıkılan enkazı altında gizlenen birçok sırrın bulunduğunu belirten Wisnewski, ikiz kulelerin uçakların çarpması ile değil, binalara daha önceden yerleştirilen dinamitlerin infilak etmesiyle yıkıldığını savundu.
11 Eylül saldırılarını "bir makyaj operasyonu" şeklinde niteleyen Wisnewski, "Saldırılar tam da uluslararası mali ve parasal çöküşün yaşandığı dönemde gerçekleştirilmiştir. Bunu yapanlar katiyen ABD dışındaki güçler değildir. Başka ülke insanları kullanılmış olabilir. Fakat bu içerdekilerin işidir. Hedef, ABD'de bir yönetim darbesi yapmak ve ülkeyi savaşa sürüklemektir" dedi.
BBC ve CNN Gökdelen Çökmeden Bildirdi
BBC ve CNN´e ait videolarda, 11 eylül 2001 saldırılarında ikiz kulelerden sıçrayan ateşle alev alan WTC 7 binası (Dünya Ticaret Merkezi´nin 7 numaralı binası) çökmeden 23 dakika önce çöktü diye haber verildi.
Ana yayın organlarınca ört-pas edilmeye çalışılan olay, 11 eylülün gizli lobilerce gerçekleştirildiğine yeni bir delil oldu.
BBC, çöktüğünü bildirmesine rağmen arkaplanda görülen WTC 7´nin haber videolarının orjinallerini kaybettiklerini iddia etti. Halbuki medya kuruluşlarının böyle önemli olaylara dair dökümanları arşivlemeleri yasal olarak zorunludur.
Youtube ve Videogoogle´den de sildirilen video için tıklayın:
Rockefeller Gizli Lobilerin Takvimi Açıklamış
Alex Jones´un radyo programına katılan "America: From Freedom To Fascism" (Amerika: Özgürlükten Faşizme) belgeselinin yapımcısı Aaron Russo, Nick Rockefeller´in 11 eylül ve sonrası için yapılan planlardan söz ettiğini anlattı.
Rockefeller 11 eylül 2001´den 11 ay önce, Russo´ya insanlara mikroçip takmayı hedeflediklerini, Afganistan ve Irak´a da saldıracaklarını anlatmış.
Rockefeller´e göre bu savaş gerçekte var olmayan bir düşmana karşı yapılacakmış.
Aaron Russo, Rockefeller´in olayları ve hedefleri çok iyi bildiğini ifade ederek:
- "Bir olay olacak ve biz de Afganistan´a girip Hazar Denizi´ne boru hattı döşeyeceğiz, Irak´a girip petrolü kontrol edeceğiz, orta doğuda askeri üsler kurarak, o bölgeyi de 'Yeni Dünya Düzeni'ne katacağız ve sonra Venezuella ile ilgileneceğiz: bunların hepsi belli bir olayın üzerine yapılacak!"
- "11 ay sonra söylediği oldu............birşeyler olacağını kesinlikle biliyordu."
- "Bu insanlarla olan ilişkilerime binaen söyleyebilirimki olabileceklerine karanlık ve gizli kimselerdir."
Russo ayrıca 11 eylül saldırılarının bu gizli güçler tarafından yapıldığını ilk kez açıkça söyledi.
Infokrieg.tv´den derlenmiştir.
11eylul.blogcu.com
20. Yüzyılın En Büyük Komplosu
Michael Palomino: "Yüzyılın en büyük komplosu Ay´a ayak basmak değildi. En büyük komplo, pervasız Amerikalı bankerlerin, komunizmi ve Hitler Almanyası´nı finanse etmeleridir. ABD yönetimi (Farmason ve İlluminati) düşmanlarını kendileri yaptılar ve onları yenerek kahraman olmaktan dolayı, başkalarını da birbirlerine düşürebildiler. İşte bu en büyük komplodur ve ABD günümüze dek yargılanmadı. Ama o da olacak..."
(Sahte) Ay Yolculukları
1. Fotoğrafın sol üst köşesinde, bir film stüdyosu ışıklandırması gözüküyor:
(Foto: Alan Bean, Apollo 12)
2. Tanusa yansıyan resmi çeken Charles Conrad´dan ayrı, birde ışıklandırma takımı gözükmekte. Yukarıda ki resimle kıyas edebilirsiniz.
(Foto: Alan Bean, Apollo 12)
3. Fotoğrafta her yerde gölgeler var, ama bayrağın ve gönderin gölgesi yok. Eğer olsaydı, astranotun yönüne düşmesi gerekirdi.
(Foto: Edwin Aldrin, Apollo 11)
4. Bu fotoğrafta ise iki astranot ABD bayrağını yerleştirirken poz veriyor. Ama birinin gölgesi diğerine oranla çok daha uzun, bu da akla Güneş yerine stüdyo ışıklandırmasını getiriyor.
(Apollo 11)
5. Ay´da atmosfer ve dolayısıyla hava basıncı olmadığı için astrononot kıyafetinin iç basınçtan şişmesi gerekmez miydi?
(Buzz Aldrin, Apollo 11)
6. Uzay aracının indiği yerde bir krater oluşması gerekirdi ama o da yok.
(Apollo 12)
7. Ay´ın kitlesinin dünyaya nisbeten daha kücük olması ve dolayısıyla yer çekiminin de daha az olması sebebiyle, iniş sırasında aşırı derecede toz kalkması gerekirdi. Ama resimde görülen aracın ayağında toz namına bir şey yok, halbuki ayak izlerinden yüzeyin çok tozlu olduğu anlaşılmakta.
(Solda simulasyon üssünden bir fotoğraf, sağda orijinal foto: Apollo 11)
8. Ay´da yerçekimi Dünya´ya oranla 6´da 1´dir. Astronotun meşhur zıplaması ise sadece 46cm. olmuştur.
9. Bir diğer husus ise, bulutsuz bir yaz gecesinde gökyüzüne baktığımızda sayısız yıldız görürüz, üstelik dünyada kat kat atmosfer tabakaları olmasına rağmen. Ama sözde Ay´da çekilen resimlerde bir tek yıldız bile yok! Yeşilçam´da yapılan hatalar gibi, ABD de stüdyo çekimlerinde "küçük" hatalar yapmışa benziyor.
10. 800km. yükseklikten itibaren başlayan Van Allen Kuşakları´nı zarar görmeden geçmek icin 2 metre kalınlığında kurşun bir zırha ihtiyaç olduğu bildiriliyor. Bu mümkün olmadığı için astranotların ölmeleri veya hastalanmaları gerekirdi.
(Sahte) Ay yolculuğu için gerekli çalışmalar yapılmıştır, yani 10 binlerce kişi parça üretimi, teknik ve bilimsel çalışmalar için görev almıştır ve astronotlar da uzaya gönderilmiştir. Bu yüzden kimse bu komployu bilemezdi, bazı üst düzey "oyuncular" dışında.
Ay´a gitmek yukarıda değindigimiz ve daha nice sebebten dolayı mümkün değildi. Bu yüzden görüntülerin Ay üzerinde değilde, film stüdyosunda, çölde ve hatta ABD´nin varlığını inkar ettiği "Area 51" üssünde çekilmiş olması ihtimaller dahilindedir. ABD´nin Soğuk Savaş´ta SSCB´ye üstünlük sağlayabilmesi için bu komployu düzenlediği çeşitli kesimlerce iddia edilmektedir.
Onlarca bilim adamı ve astronotun, uçuşlardan sonra esrarengiz şekillerde kaybolmaları veya ölmeleri de komplo teorisinde taşları yerine oturtuyor.
NASA arşivlerinde ki orijinal fotoğrafların çok yakın bir zamanda kaybolmuş olması, yetkililerin tatmin edibilecek açıklama ve deliller sunamamaları da hepsinin cabası!
"Bizim için küçük, ama masonlar için büyük bir adım!"
İbretlik.blogcu.com
ABD Dünyayı Ateşe Verdi
Amerika Birleşik Devletleri'nin yıllık insan hakları raporunda yönelttiği eleştirilere karşılık olarak, Çin ABD'deki insan hakları ihlali iddialarını içeren kendi raporunu yayınladı.
Washington yıllık raporunda Çin'i insan haklarını sistematik şekilde ihlal eden ülkelerden biri olarak niteliyor.
Pekin ise ABD'nin, yüksek cinayet oranları ve cezaevi nüfusu gibi, kendi sorunlarına bakması gerektiğine işaret ediyor.
Çin'in insan hakları siciline ilişkin ABD'de gelen eleştirileri olağan olarak her seferinde reddetmesine rağmen, Çin cumhurbaşkanı Hu Jintao'nun önümüzdeki ay yapacağı ABD ziyareti nedeniyle bu son atışma özel bir hassasiyet taşıyor.
Çin devlet haber ajansı Xinhua'nın bildirdiğine göre, Çin Devlet Konseyi tarafından Perşembe günü yayınlanan raporda, "ABD içinde ve dışında, insan haklarının ciddi şekilde ihlal edildiğini gösteren bir dizi olay" sıralanıyor.
Raporda, "Bundan önceki yıllarda olduğu gibi ABD Dışişleri Bakanlığı 190 ülke ve bölgedeki insan hakları durumuna işaret ediyor, fakat ABD'deki insan hakları ihlallerine sessiz kalıyor" ifadesi yer alıyor.
Çin'in raporu, insanların gizlice izlenmesi, polisin kötü muamele uygulaması, ırk ayrımcılığı ve kişilerin haksız mahkum edilmesi gibi hak ihlali iddialarına yer veriyor.
ABD'nin kendisini her zaman demokrasinin modeli olarak sunduğunu ve bu demokrasi modelini dünyanın her yerinde dayattığını belirten rapor, "Fakat gerçekte" diyor, "Amerikan demokrasisi sadece varlıklı kesime ait ve zenginler için bir oyun."
Washington da Çin'in sicili konusunda lafını esirgemiyor
Washington ise, Çarşamba günü yayınladığı yıllık insan hakları raporunda Çin'i aynı sertlikle eleştiriyor ve Pekin'in insan hakları sicilinin kötü olmaya devam ettiğini vurguluyor.
ABD Çin'de çok sayıda kişinin tutuklanmasını eleştiriyor
Rapor Çin hükümetini "ciddi ihlaller" ile suçluyor ve "tehdit oluşturduğu düşünülen kişilere karşı, hükümet ve güvenlik kurumlarının rahatsız etme, gözaltına alma ve hapse atma eğiliminin güçlendiğine" işaret ediyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın raporunda ayrıca, Çin'deki protesto hareketlerinde gözle görülür bir artış olduğuna işaret edilirken, bazı gösterilerin şiddet kullanılarak bastırıldığına dikkat çekiliyor.
ABD, Çin'in internette giderek artan şekilde sansür uygulamasını da eleştiriyor.
Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yıllık insan hakları raporunda, Çin'deki hukuk reformunda kaydedilen olumlu gelişmelere, bireysel özgürlüklerin genişlemesine ve bazı dini faaliyetlerin güvence altına alınmasına da değiniliyor.
ABD Temsilciler Meclisi'nde Çarşamba günü düzenlenen bir toplantıda, Doğu Asya'dan sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Hill, Cumhurbaşkanı Hu Jianto'nun Nisan ayındaki Washington ziyareti sırasında, Çin lideri ile insan hakları ve dini özgürlükler konularında geniş çaplı bir fikir alışverişinde bulunmayı umduklarını söyledi.
Habervakti.com